Bakan Güler: Türkiye, dost ve müttefiklerinin güvenliğine de katkı sunmayı sürdürecektir

Bakan Güler, "Güçlü orduların en büyük dayanağı, yüksek görev bilincine sahip, karşılaştığı güçlükler karşısında yılmayan ve kendisine verilen her vazifeyi başarıyla yerine getirmeyi ilke edinen nitelikli personelidir" açıklamasını yaptı.

TRT Haber logosu

Kaynak

TRT Haber

5 dk 4
Bakan Güler: Türkiye, dost ve müttefiklerinin güvenliğine de katkı sunmayı sürdürecektir
Bakan Güler: Türkiye, dost ve müttefiklerinin güvenliğine de katkı sunmayı sürdürecektir

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Ankara'nın Polatlı ilçesindeki General Nahit Şenoğlu Atış ve Tatbikat Bölgesi'nde düzenlenen "Ateş Serbest-2026" tatbikatına katıldı.

Burada konuşan Güler, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ateş gücünün, harekat kabiliyetinin ve yüksek teknolojiyle donatılmış imkanlarının sahada görüldüğü tatbikatın Seçkin Gözlemci Günü'nde bulunmaktan gurur duyduğunu söyledi.

Ankara'nın başkent oluşunun 103'üncü yıl dönümünün kutlandığını hatırlatan Güler, "Cumhuriyetimizin kalbi ve Milli Mücadele'mizin merkezi olan Ankara'mızın başkent oluşunu en içten dileklerimle kutluyorum." ifadesini kullandı.

Güler, bir asır önce Polatlı ve çevresi dahil Türkiye'nin her bir köşesinde vatanın bağımsızlığı için mücadele eden ataların yüksek kararlılığının bugün Türk Silahlı Kuvvetlerinin en büyük güç kaynaklarından biri olmaya devam ettiğini ve ordunun her alandaki başarılarına ilham verdiğini vurguladı.

Tatbikatın silahlı kuvvetlerin yüksek ateş gücünü, personelin nitelikli eğitim seviyesini ve modern silah sistemlerinin etkinliğini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade eden Güler, "Bu başarı iyi yetişmiş personelimizin titiz planlama ve eğitimlerimizin savunma sanayimizin geliştirdiği modern sistemlerin ve askeri gücümüzü kararlılıkla kullanma irademizin en güçlü yansımalarından biridir." değerlendirmesinde bulundu.

Ateş Serbest faaliyetini değerli kılan temel hususlardan birinin de bütünlüğü aynı sahada ortaya koyabilmek olduğunu söyleyen Güler, şunları kaydetti:

"Bu yılki faaliyetimizde bir kısmı ilk defa olmak üzere çok sayıda farklı cins ve çapta silah ve sistemlerin kullanılması ulaştığımız üstün seviyeyi ve gelişen harekat kabiliyetlerimizi göstermesi bakımından ayrıca önem taşımaktadır. Bunun yanında araç silah ve sistemlerimizin yer aldığı sergi alanı da Türk Silahlı Kuvvetlerimizin geniş ve gelişmiş kabiliyet yelpazesini gözler önüne sermektedir. Ancak burada asıl önemli olan personelimizin bu sistemleri etkin ve koordineli bir şekilde kullanabilme yeteneğidir. Zira askeri alanda gerçek üstünlük doğru sistemi doğru zamanda iyi yetişmiş ve disiplinli personelle, uygun yöntemlerle ve yüksek bir maharetle kullanabilmekten geçmektedir. Bu tatbikatta gerçekleştirdiğimiz atışlar da ordumuzun bu konudaki yüksek kapasitesini ve gücünü bir bütün halinde ortaya koymuştur."

Bakan Güler, günümüz güvenlik ortamında tehditlerin niteliğinin hızla değiştiğini dile getiren Güler, artık muharebe sahasında istihbarat ve hedef tespitinden komuta kontrol ve karar alma süreçlerine, elektronik harp ve insansız sistemlerden hassas ateş desteğine kadar tüm unsurların birbiriyle uyum içerisinde ve süratle hareket etmesinin harekatın başarısında belirleyici hale geldiğini vurguladı.

Tatbikatın farklı kuvvet ve unsurların müşterek harekat anlayışı içerisinde görev yapmasının silah sistemlerinin etkinliğinin sınanması ve birlikte çalışabilirliğin geliştirilmesi açısından önemli bir imkan sunduğunu söyleyen Güler, "Elbette burada ortaya konulan başarı titiz bir planlamanın gerçekçi eğitimlerin teknik hazırlıkların bakım ve lojistik desteğin hepsinden önemlisi de personelimizin fedakar ve özverili çalışmalarının eseridir. Bu önemli faaliyetin aynı zamanda şanlı ordumuzun geleceği olacak değerli Harbiyelilerimiz için de kıymetli bir tecrübe teşkil ettiğine inanıyorum." diye konuştu.

Tatbikata katılan personele seslenen Güler, "Sizler tatbikatın hazırlık ve icra sürecinde silah ve sistemlerin intikalinden konuşlandırılmasına, bakım ve lojistik faaliyetlerinden atışların gerçekleştirilmesine kadar üstlendiğiniz her görevi büyük bir dikkat, disiplin ve sorumluluk bilinciyle yerine getirdiniz." dedi.

Gayretlerinden dolayı herkesi kutlayan Güler, başarının tesadüflerin değil, disiplinli çalışmanın, sürekli eğitimin ve kararlılığın eseri olduğunu söyledi.

Askerlik mesleğinde bilgi, tecrübe ve mesleki yetkinliğin sürekli eğitimle, yoğun çalışmayla ve farklı şartlarda kazanılan deneyimlerle ara verilmeden geliştirilmesinin esas olduğuna dikkati çeken Güler, "Bu nedenle her eğitim ve tatbikat verilen görevlerin tamamlanmasının ötesinde eksikliklerin görüldüğü tecrübelerin paylaşıldığı ve bir sonraki görev için daha yüksek hedeflerin belirlendiği önemli bir gelişim fırsatıdır." ifadelerini kullandı.

Bu faaliyette çekilen zorluğun, gösterilen özenin ve üstlenilen sorumlulukların bugün olduğu kadar gelecekte de daha güçlü ve her türlü göreve hazırlıklı Türk Silahlı Kuvvetlerinin temelini oluşturduğunu vurgulayan Güler, şunları kaydetti:

"Bu çerçevede sizlerden beklentimiz sahip olduğunuz bilgi ve tecrübeyle yetinmeden kendinizi daima geliştirmeniz, değişen şartlara süratle uyum sağlamanız ve görevlerinizi her zaman en iyi şekilde yapmak için azim ve şevkle çalışmanızdır. Zira güçlü orduların en büyük dayanağı, yüksek görev bilincine sahip, karşılaştığı güçlükler karşısında yılmayan ve kendisine verilen her vazifeyi başarıyla yerine getirmeyi ilke edinen nitelikli personelidir. Şu ana kadar ortaya koyduğunuz gayretlerin ve elde ettiğiniz başarıların bundan sonraki eğitim ve tatbikat faaliyetlerimizde de artarak devam edeceğine yürekten inanıyorum."

Güler, personelin bilgi ve tecrübesini tamamlayan en önemli unsurlardan birinin de savunma sanayisinin orduya kazandırdığı modern imkan ve kabiliyetler olduğunu söyledi.

Savunma sanayinin önemine değinen Güler, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde savunma sanayimizde gerçekleştirdiğimiz atılımlar envanterimizin çağın gereklerine uygun şekilde modernize edilmesini kritik teknolojilerde yetkinliğimizin artırılmasını ve ihtiyaçlarımızın milli imkanlarla karşılanmasını sağlamıştır." dedi.

Bahse konu gelişimde savunma sanayi firmalarının, Türk mühendislerinin, teknisyenlerin ve bu alanda çalışan tüm herkesin emeğinin olduğunu ifade eden Güler, savunma sanayinde ulaşılan bu seviyenin askeri gücün her türlü şartta göreve hazır tutulması, ihtiyaç duyulduğunda süratle kullanılabilmesi ve uzun süre sürdürülebilmesi bakımından kritik önem taşıdığını vurguladı.

Gerçek caydırıcılığın yalnızca sahip olunan güçle değil, bu gücün her şartta etkinliğini koruyabilmesiyle mümkün olduğunu ifade eden Güler, şunları söyledi:

"Bu anlayışla Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gücünü daha da artırmak için başta Savunma Sanayii Başkanlığımız olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlarımızla koordineli olarak çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Elbette ordumuzun ulaştığı bu güçlü seviyenin temelinde başta aziz şehitlerimiz ve cesaret timsali gazilerimiz olmak üzere vatanımız uğruna fedakarlık gösteren tüm personelimizin büyük emekleri ve kahramanlıkları bulunmaktadır. Bu vesileyle bugün aramızda bulunan kahraman gazilerimize şehitlerimizin kıymetli ailelerine ve gazi ailelerimize en içten şükranlarımı sunuyorum."

Güler, sahip olunan askeri güç ve caydırıcılığın yalnızca milli güvenlik açısından değil, bölgede ve ötesinde barışın korunması bakımından da ciddi bir sorumluluğu beraberinde getirdiğini söyledi.

Askeri gücün nihai amacının, Türkiye'nin hak ve menfaatlerini korumak, bölgede ve ötesinde güvenlik, barış ve istikrarın tesisine katkı sağlamak olduğuna değinen Güler, "Atalarımızın 'İstersen sulh u salah hazır ol cenge' sözünde veciz şekilde ifade ettiği gibi barışı korumanın en önemli şartlarından biri güçlü bir savunma ve caydırıcılık kabiliyetine sahip olmaktır." ifadelerini kullandı.

Güler, bu doğrultuda Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde sahip olduğu askeri imkanları etkin diplomasiyle birleştirerek, uluslararası meselelerin çözümünde aktif sorumluluk üstlendiğini vurguladı.

Rusya-Ukrayna Savaşı'ndan Orta Doğu'daki gelişmelere kadar geniş bir coğrafyada çatışmaların sona erdirilmesi, barışın tesisi ve kalıcı istikrarın sağlanması için çok yönlü girişimin kararlılıkla sürdürüldüğünü söyleyen Güler, şu ifadeleri kullandı:

"Bu süreçte Türkiye'nin uluslararası müzakere masalarındaki etkinliğini, sahadaki askeri kabiliyetlerimiz savunma sanayimizin gücü ve müttefiklerimizle geliştirdiğimiz ilişkilerle desteklemeye büyük önem veriyoruz. Bu yöndeki çabalarımızın somut örneklerinden biri de dost ve kardeş ülkeler Pakistan ve Suudi Arabistan ile imzaladığımız Mekke Anlaşması'dır. Söz konusu anlaşmanın kurumsal bir yapıya kavuşturulması ve gerekliliklerine yönelik ortaklarımızla birlikte attığımız kararlı adımlar, bölgesel güvenliğe verdiğimiz önemin açık bir göstergesidir. Türkiye şanlı tarihinden aldığı sorumlulukla kendi güvenliğini sağlarken dost ve müttefiklerinin güvenliğine de katkı sunmayı sürdürecektir. Bunun için Türk Silahlı Kuvvetlerimizin imkan ve kabiliyetlerini sürekli geliştirmeye eğitim seviyemizi teknolojik kapasitemizi ve harekat etkinliğimizi daha ileri noktalara taşımaya devam edeceğiz. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken Mete Han'dan Sultan Alparslan'a, Fatih Sultan Mehmet'ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyorum. Aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yad ediyor, kahraman gazilerimiz ile kıymetli şehit ve gazi ailelerimize saygı ve şükranlarımı sunuyorum."

Bu haber otomatik olarak çevrilmiştir.