18 yıldır Sabiha Gökçen’in her noktasında emeği var
İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı havacılık sektöründe iz bırakan kadınların hikâyelerini görünür kılmaya devam ediyor.
Kaynak
İHA

İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı havacılık sektöründe iz bırakan kadınların hikâyelerini görünür kılmaya devam ediyor. "Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar" belgesel serisinin yeni bölümünde, 18 yıldır havalimanının Teknik Direktörlüğü bünyesinde görev yapan İnşaat Mühendisi Meltem Şahin’in ilham veren kariyer yolculuğu ekranlara taşınıyor.
Adını dünyanın ilk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen’den alan Sabiha Gökçen Havalimanı, kadınların havacılığın farklı alanlarındaki emeğini ve başarılarını görünür kılmaya devam ediyor. "Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar" belgesel serisi; kokpitten operasyona, teknik alanlardan karar mekanizmalarına kadar sektörün farklı noktalarında iz bırakan kadınların kariyer yolculuklarını gelecek nesiller için dijital bir hafızaya dönüştürüyor.
Serinin 6. bölüm konuğu inşaat mühendisi Meltem Şahin’in hikâyesi ise aynı zamanda Sabiha Gökçen Havalimanı’nın yıllar içerisindeki büyük dönüşümünün de hikâyesini taşıyor.
2008 yılında ilk terminal binasında başlayan Sabiha Gökçen yolculuğunu bugün havalimanının farklı noktalarında hayata geçirdiği sayısız proje ve çalışmayla sürdüren Meltem Şahin, 18 yıl boyunca terminalin birçok alanında önemli işlere imza attı. Şahin’in İstanbul’un ilk havalimanı metro bağlantısından operasyonel süreçleri hızlandıran Bus Gate genişleme projesine uzanan kariyeri, erkeklerin yoğunlukta olduğu teknoloji ve mühendislik alanında kadın olarak verdiği mücadele ve yolcu deneyimini iyileştirmek için yürüttüğü çalışmalar, geleceğin liderlerine ilham oluyor.
Görevine 2008 yılında, bugün T1 olarak adlandırılan ilk terminal binasında başlayan Şahin, geçen 18 yılda havalimanının gelişimine yakından tanıklık ederken bu değişimin önemli aşamalarında ekibiyle birlikte aktif sorumluluk üstlendi. Yaklaşık 240 bin metrekarelik bir alanda bakım, onarım ve proje çalışmalarını sürdüren Şahin için havalimanı, yıllar içerisinde yalnızca bir çalışma alanı değil, hayatının önemli bir parçasına dönüştü.
"Sabiha Gökçen’in azmi ve kararlılığı bana her zaman ilham verdi"
Havalimanı gibi kritik bir altyapıda erkeklerin yoğunlukta olduğu mühendislik ve teknik çalışma alanında 18 yıllık kurumsal hafızaya hakim Meltem Şahin, kendi mesleki yolculuğunda Sabiha Gökçen’in cesareti ve kararlılığının kendisine yol gösterdiğini belirtti. Sabiha Gökçen’in adını taşıyan bir havalimanında çalışmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden Şahin şöyle konuştu:
"Sabiha Gökçen her zaman bana ilham verdi. Cesareti ve kararlılığıyla, kimsenin başarılı olabileceğine inanmadığı bir alanda çok büyük başarılara imza attı. Bir inşaat mühendisi olarak ben de onun azmini ve kararlılığını örnek alarak ilerledim. Sabiha Gökçen Havalimanı’nda elimizin değmediği, emeğimizin geçmediği bir yer kalmadı diyebilirim. Geriye dönüp baktığımda yaptığım çalışmalarla onun izinden gittiğimin farkına varıyorum ve bununla büyük bir gurur duyuyorum."
2008’den bugüne 18 yıllık bir dönüşümün tanığı
Meltem Şahin’in İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’ndaki kariyer yolculuğu, 2008 yılında henüz yeni terminal binasının bulunmadığı dönemde başladı. 18 yıllık çalışma hayatında havalimanının büyümesine, yeni alanların hizmete alınmasına ve yolcu deneyimini geliştiren birçok projenin hayata geçirilmesine tanıklık eden Şahin, bu sürecin aynı zamanda kendi mesleki gelişimini de şekillendirdiğini anlattı.
7 gün 24 saat yaşayan bir havalimanının dinamizminin kendi karakteriyle örtüştüğünü belirten Şahin, "Burası benim için yalnızca bir iş yeri değil, ikinci evim oldu" diyerek Sabiha Gökçen ile kurduğu bağı şu sözlerle ifade etti:
"Burası sürekli hareketliliğin olduğu, yolcuların hızla gelip geçtiği çok dinamik bir yer. Ben de hareket hâlinde olmayı, sorunları çözmeyi ve aktif çalışmayı seven bir insanım. Bu nedenle Sabiha Gökçen Havalimanı benim için gerçekten ikinci bir ev hâline geldi. Geri dönüp baktığımda birlikte çalıştığım arkadaşlarımın zamanla ailem gibi olduklarını görüyorum. Onlar yalnızca çalışma arkadaşlarım değil, bu hayat yolculuğunda bana yoldaşlık eden insanlar oldular."
Bir havalimanının görünmeyen yüzünde 7/24 çözüm üretmek
Havalimanı teknik operasyonlarının yolcunun çoğu zaman fark etmediği ancak seyahat deneyiminin kesintisiz sürdürülebilmesi için kritik önem taşıyan büyük bir çalışma düzenine sahip olduğuna dikkat çeken Meltem Şahin, her güne ekibiyle yaptığı planlamayla başladıklarını belirtti. Bakım ve onarım çalışmalarının yanı sıra yolcu konforunu geliştirmeye yönelik projeler üzerinde de çalıştıklarını ifade eden Şahin, teknik ekiplerin temel sorumluluğunu; güçlü koordinasyon sağlamak, hızlı karar almak ve sorunlara mümkün olan en kısa sürede çözüm üretmek olarak tanımladı.
Metro bağlantısından bus gate projesine uzanan 18 yıllık emek
Meltem Şahin’in kariyerinde, kendisi için özel bir yere sahip projelerin başında, İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın metro bağlantısının terminalle buluştuğu alan geliyor. Metronun havalimanına ulaşmasıyla birlikte yolcuların terminal içerisinde kullanacağı ilk bağlantı alanının ekip arkadaşlarıyla birlikte hazırlanmasında görev alan Şahin, bu projeyi yolcuların havalimanına daha hızlı ve konforlu ulaşmasına doğrudan katkı sağlaması nedeniyle kariyerinin unutulmaz çalışmalarından biri olarak tanımladı.
COVID-19 pandemisi sonrası yolcu trafiğinin artışa geçtiği dönemde, operasyonel süreçleri hızlandırması amacıyla gerçekleştirilen Bus Gate Genişleme Projesi’nin kapılara yanaşan uçakların yaklaşık 30 dakika sonra yeniden yolcu alımına da fırsat verdiğini belirten Şahin, yürüttükleri çalışmaların ortak hedefini şöyle anlattı:
"Bu projeleri gerçekleştirirken temel vizyonumuz, yolcularımızın havalimanından geçerken edindikleri ilk izlenimi güzelleştirmek ve havalimanımızla ilgili olumlu duygular hissetmelerini sağlamaktı. Bütün bu projeleri yolcularımızın konforunu iyileştirmek amacıyla gerçekleştirdik."
İnşaat mühendisliğinin ve havalimanlarının teknik operasyonlarının erkek çalışanların yoğunlukta olduğu alanlardan olduğunu belirten Şahin, kariyeri boyunca zaman zaman zorluklarla karşılaşmasına rağmen yöneticilerinin ve çalışma arkadaşlarının desteğinin önemli olduğunu vurguladı. Uzun yıllar boyunca aynı disiplin ve sorumluluk anlayışıyla çalışmanın oluşturduğu güvenin bugün en önemli mesleki kazanımlarından biri olduğunu ifade eden Şahin, kadınların teknik alanlardaki varlığının da bilgi, azim ve kararlılıkla güçlendiğine dikkat çekti.
"Bir kez daha başlasam yine Sabiha Gökçen’de çalışırdım"
Kariyerine bugün yeniden başlama fırsatı olsa tercihinin değişmeyeceğini ifade eden Meltem Şahin, kendisini Sabiha Gökçen Havalimanı’na bağlayan en önemli duygunun "insanların hayatlarına farkında olmadıkları anlarda dokunabilmek" olduğunu vurgulayarak, "Çalışma hayatına yeniden başlama şansım olsaydı yine Sabiha Gökçen Havalimanı’nın teknik bölümünde çalışmak isterdim. Her gün çözülmesi gereken yeni sorunların bulunduğu dinamik bir çalışma alanı ve buranın yapısı benim karakterime çok uygun. İnsanların farkına varmadıkları anlarda onların konforunu artırdığımızı bilmek benim için çok önemli. Her gün yeni problemler çözmek ve yolcuların hayatlarına dokunmak bana ‘Yine burada çalışırdım’ dedirtiyor" ifadelerine yer verdi.
"Hiçbir zaman cesaretinizi kaybetmeyin"
Teknik, apron, bakım ve mühendislik gibi geleneksel olarak erkek egemen kabul edilen alanlarda kariyer hedefleyen genç kadınlara da seslenen Meltem Şahin, kendi deneyiminin en önemli mesajını cesaret, azim, kararlılık ve özgüven olarak özetleyerek sözlerini şöyle tamamladı:
"Genç arkadaşlarıma tavsiyem; hiçbir zaman cesaretlerini kaybetmesinler. İnsan çalışarak, azimli ve kararlı olarak, iş hayatında kendisine güçlü bir yer edinebilir ve güzel izler bırakabilir. Ben geri dönüp baktığımda burada kalıcı eserler ve güzel izler bırakmış olmanın mutluluğunu taşıyacağım."
Meltem Şahin’in kariyer yolculuğu; bir havalimanının büyümesine tanıklık etmenin ötesinde, o büyümenin her aşamasına emeğiyle dokunan bir kadının hikâyesini ortaya koyuyor. Eski terminal binasından metro bağlantısına, apron sahasından yolcu deneyimini geliştiren projelere uzanan bu yolculuk, "Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar" serisinin temel mesajını bir kez daha görünür kılıyor: Cesaretin, emeğin ve kararlılığın olduğu yerde sınırlar ortadan kalkıyor.
