Cumhurbaşkanı Erdoğan Şule Yüksel Şenler'i andı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yazar Şule Yüksel Şenler'i vefatının 7'nci yılında yad etti.

TRT Haber logosu

Kaynak

TRT Haber

4 dk 11
Cumhurbaşkanı Erdoğan Şule Yüksel Şenler'i andı
Cumhurbaşkanı Erdoğan Şule Yüksel Şenler'i andı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şule Yüksel Şenler için anma mesajı yayımladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında," Eserleri, kitapları ve örnek mücadelesiyle geleceğe muazzez bir miras bırakan, fikir ve ruh dünyamızın kutup yıldızlarından Şule Yüksel Şenler Hanımefendi’yi ebediyete irtihalinin 7’nci yılında rahmetle, hürmetle yâd ediyorum." ifadelerini kullandı.

Kaleme aldığı "Huzur Sokağı" romanı ve bu eserden uyarlanan "Birleşen Yollar" filmiyle hafızalarda derin bir yer edinen Şenler, kalemini yalnızca yazmak için değil inandığı değerleri savunmak için kullandı.

Aslen Kıbrıslı olan gazeteci ve yazar Şenler, Ümran Hanım ve Tahsin Bey'in çocuğu olarak 29 Mayıs 1938'de Kayseri'de dünyaya geldi. Asıl adı Yüksel olan Şenler, yazılarının bir erkek tarafından kaleme alındığının düşünülmemesi için "Şule" adını kullanmaya başladı ve zamanla bu isimle tanındı.

Babasının işi gereği ailesi farklı şehirlerde yaşama fırsatı bulmuş Şenler, Kayseri'de ikamet ettikleri sırada doğdu. Altı kardeşten üçüncüsü olan Şenler, altı yaşındayken ailesiyle Kayseri'den İstanbul'a taşındı ve hayatını orada sürdürdü.

Şenler, ilkokul hayatında oldukça başarılı bir öğrencilik geçirdi. Okumanın en büyük tutkusu olduğunu her zaman dile getiren Şenler, o dönemlerde en çok Kerime Nadir ve Muazzez Tahsin'i okuduğunu belirtmişti. Okumanın yanında resme de yeteneği olan Şenler, resimle bağını hiç koparmadı.

Usta edebiyatçı, ailesinin İstanbul'a göç etmesinin ardından ortaokulu yarıda bırakarak bir terzinin yanında çalışmaya başladı. Burada edindiği dikiş ve tasarım bilgisi, Şenler'in ileriki yıllarda kendi adıyla anılacak olan başörtüsü ve pardösü modellerini çizmesine, genç kızların moda anlayışını şekillendirmesine vesile oldu.

Henüz 14 yaşında hikayeleri Yelpaze dergisinde yayımlanan Şenler, 15-18 yaşlarında Yeni İstanbul dergisinin gençlik sayfasına yazılar gönderdi. Gazetecilik alanındaki asıl görünürlüğünü ise Mehmed Şevket Eygi'nin çıkardığı Yeni İstiklal gazetesinde yayımlanan yazılarıyla kazandı.

Resim, müzik, ney ve kanun eğitimleri de alan Şenler için 1965 yılı dönüm noktası oldu. O yıl Batılı yaşam tarzını bırakarak tesettüre girmesi, hem kendi hayatında hem de toplumda geniş yankı uyandırdı.

Şule Yüksel Şenler, fikirlerini daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla Anadolu'yu karış karış gezerek verdiği konferanslarla on binlerce insana hitap etti.

Özellikle 1960'lı ve 1970'li yıllarda büyük ilgi gören bu konferanslar, Şenler'i başörtüsü mücadelesinin ve dindar kadınların kamusal alandaki sesinin en güçlü temsilcilerinden biri haline getirdi. Kendine özgü, modern ve estetik başörtüsü bağlama stili, onu örnek alan genç kızlar arasında da hızla yayıldı.

Şenler'in artan etkisi, dönemin siyasi atmosferinde tepkilere de neden oldu. Dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'ın 1971'de, "Sokaktaki örtülü kadın ve kızların öncüleri cezalarını çekecek." sözleriyle işaret ettiği Şenler, Sunay'a hitaben mektup yayımlayarak, cumhurbaşkanının Allah'tan ve milletten özür dilemesi gerektiğini savundu.

Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla tutuklanarak Bursa Cezaevi'ne giren Şenler, yaklaşık iki ay sonra Sunay'ın özür talebini ve af kararını reddederek 8 aylık hapis cezasının tamamını çekti.

Usta kalem, cezaevinden çıktıktan sonra da mücadelesine ve yazı hayatına devam etti. Gazetecilik ünvanını Kadın Gazetesi, Yeni İstiklal, Bab-ı Ali'de Sabah, Bugün, Milli Gazete gibi gazetelerde köşe yazıları yayımlayarak kazandı. Yazılarında genel itibarıyla toplumun Müslüman kimliğinden uzaklaştırılmasını konu edindi ve Batılılaşma gerekçesiyle atılan radikal adımları eleştirdi.

Şenler'in özellikle gençlik yıllarında kaleme aldığı "Huzur Sokağı", inanç, modernleşme, aile ve toplumsal değişim gibi meseleleri merkeze alan kurgusuyla geniş okur kitlesine ulaştı. Roman, yalnızca yayımlandığı dönemde değil sinema ve televizyon uyarlamalarıyla sonraki kuşaklarda da karşılık buldu.

Roman, Yücel Çakmaklı yönetmenliğinde, Türkan Şoray ve İzzet Günay'ın başrollerini paylaştığı "Birleşen Yollar" adıyla sinemaya aktarılarak klasikleşti.

Eser, 2012'de aynı isimle televizyon dizisi olarak yeniden izleyiciyle buluştu. Başarılı yazar, kariyeri boyunca "Gençliğin Izdırabı", "Hidayet", "Bize Ne Oldu", "İslam'da ve Günümüzde Kadın" gibi pek çok esere daha imza attı.

Başörtülü kimliğiyle ilk yazısı Mehmed Şevket Eygi'nin haftalık Yeni İstiklal gazetesinde yayımlanan Şenler'in kadın ve başörtüsü konusunda "İslam Kadınına Hitap" başlıklı yazısı, 25 Ocak 1967 tarihli gazetenin ilk sayfasında manşette yer aldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Emine Erdoğan'ın evliliğine vesile olmasıyla da bilinen Şenler'in hayatı, gazeteci Demet Tezcan tarafından "Bir Çığır Öyküsü" adıyla kitaplaştırıldı.

Hayatı boyunca birçok hastalıkla ve maddi sıkıntılarla uğraşan, yayımladığı kitaplar, dergi ve köşe yazıları, birçok şehirde verdiği konferanslarla Türkiye tarihine geçen Şenler, 81 yaşında 28 Ağustos 2019'da İstanbul'da vefat etti ve Mihrişah Valide Sultan Haziresi'ne defnedildi.

Şule Yüksel Şenler'in adı ve mücadelesi, bugün İstanbul'un Pendik, Balıkesir'in Karesi ve Batman'da bulunan Şule Yüksel Şenler kız imam hatip liselerinde, İstanbul Esenler'deki Hanımlar Konağı'nda ve Muş'taki Bilgi Evi'nde yaşatılmaya devam ediyor.

Eyüpsultan'daki Şule Yüksel Şenler Vakfı, öncü yazarın her türlü ayrımcılığa karşı çıkan, insan onurunu ve özgürlüklerini gözeten hakkaniyetli ve vakur duruşunu gelecek nesillere aktarmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.

Vakıf, ayrıca her yıl Rami Kütüphanesi'nde düzenlediği "Şule Yüksel Şenler Kitap ve Kültür Günleri"nde kültür ve yazı dünyasının önemli isimlerini okurlarla bir araya getiriyor.

Bu haber otomatik olarak çevrilmiştir.