Kendi kendine uçan uçaklar göreve başladı: Pilot devri bitiyor mu?

Havacılık sektöründe gözler şehir içi uçan taksilere çevrilmişken, kokpitsiz ve tamamen otonom sabit kanatlı uçaklar tarımsal ilaçlama ve kargo taşımacılığında hızla yer edinmeye başladı. Uzmanlar, insan müdahalesi olmadan iniş ve kalkış yapabilen bu hava araçlarının ileride yolcu taşımacılığında da kullanılabileceğini öngörüyor.

TRT Haber logosu

Kaynak

TRT Haber

2 dk 4
Kendi kendine uçan uçaklar göreve başladı: Pilot devri bitiyor mu?
Kendi kendine uçan uçaklar göreve başladı: Pilot devri bitiyor mu?

Havacılık teknolojilerinde insansız ve otonom sistemler sessiz ama kararlı bir dönüşüme öncülük ediyor. ABD ve Brezilya'da ticari izinlerini alarak sahaya inen elektrikli ve kokpitsiz uçaklar, özellikle tarımsal ilaçlama gibi zorlu ve tehlikeli görevleri insanlı uçaklardan devralıyor.

İnsan pilotların inemeyeceği kadar alçaktan uçabilen bu araçlar, kimyasal ilaçların rüzgarla savrulmasını engelleyerek hem verimliliği artırıyor hem de maliyetleri belirgin biçimde düşürüyor.

Geliştirici şirketler, tarım ve lojistikle başlayan bu sürecin nihai hedefinin bölgesel yolcu taşımacılığı olduğunu belirtiyor.

Geleneksel yolcu uçaklarındaki otopilot sistemleri yalnızca seyir sırasında pilota destek sağlarken, yeni nesil otonom hava araçları kalkıştan inişe kadar tüm uçuşu insan müdahalesi olmaksızın kendi başına yönetiyor.

Sensörlerden gelen verileri gelişmiş algoritmalarla işleyen uçaklar; çevredeki elektrik hatları, ağaçlar veya yükseltiler gibi tüm engelleri önceden haritalandırarak rotasını otomatik olarak çiziyor.

İlaç veya yakıt seviyesi azaldığında kendi kendine iniş yapıp ikmalin ardından görevine kaldığı noktadan devam edebilen bu sistemler, gökyüzündeki operasyonel yükü tek bir yer operatörünün kontrol edebileceği seviyeye indiriyor.

Otonom uçuş teknolojisinin geliştiricileri bu sistemlerin küresel pilot açığını kapatacağını, operasyon maliyetlerini kısacağını ve insan hatasından kaynaklanan kazaları azaltacağını savunuyor.

Buna karşılık pilot meslek örgütleri kokpitten insan faktörünün tamamen çıkarılmasını büyük bir güvenlik riski olarak değerlendiriyor.

Tarımsal havacılık temsilcileri küçük insansız uçakların havada fark edilmesinin zor olduğuna dikkat çekerken, hava yolu pilotları birlikleri de insan denetiminin hayati önem taşıdığı uyarısında bulunuyor.

Otonom uçuşun önündeki en büyük teknik engel, insan gözünün havadaki diğer uçakları fark etme ve hızla manevra yapma refleksini dijital sistemlere aktarabilmekten geçiyor.

Bazı üreticiler havacılık sertifikasyonunu zorlaştırdığı gerekçesiyle yapay zekadan kaçınıp kurallara dayalı radar sistemlerini tercih ederken, diğer şirketler mesafedeki nesneleri ayırt edebilmek için yapay zeka destekli kameralara güveniyor.

Hava trafik kontrolüyle telsiz üzerinden iletişim kurma konusunda ise yerdeki yedek pilotlar ile binlerce saatlik konuşma kayıtlarıyla eğitilen üretken yapay zeka modelleri arasında teknolojik bir rekabet yaşanıyor.

Otonom yolcu uçuşlarının yaygınlaşması için henüz uzun bir süre gerektiği kabul edilse de geliştirilen bu teknolojilerin mevcut ticari uçuşları çok daha güvenli hale getireceği öngörülüyor.

Bu haber otomatik olarak çevrilmiştir.