"Kulağında Frank çizgisi olanlar önce aile hekimliğine başvurmalı"
Son günlerin en çok konuşulan sağlık konularından biri olan Frank çizgisinin her zaman koroner arter hastalığı habercisi olmadığını belirten Prof. Dr.
Kaynak
İHA
Son günlerin en çok konuşulan sağlık konularından biri olan Frank çizgisinin her zaman koroner arter hastalığı habercisi olmadığını belirten Prof. Dr. Mustafa Hakan Dinçkal, yine de bu işareti taşıyanların aile hekimliğinde rutin kontrollerini aksatmaması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Dinçkal, risk faktörlerinin takibi için kolesterol, kan şekeri ve tansiyon seviyelerine bakılması gerektiğini ifade etti.
İstanbul Beykent Üniversite Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Mustafa Hakan Dinçkal, yapılan çalışmalarda Frank çizgisinin koroner arter hastalığıyla ile ilişkili olabileceğinin görüldüğünü belirtti. Kulak memesindeki hafif bir kırışıklıktan çok derin yarığa kadar gidebilen bu fenomenin yaşlılıkla veya buradaki damarların iltihaplanması ile ilişkili olabileceğini belirtmiş "Aynı şekilde koroner arter hastalığında da aynı kök neden olabileceği için aralarında bir ortak korelasyon mevcuttur. Koroner arter hastalığı sıklığı arttığında bu belirtinin de arttığı görülmüş" dedi.
Bu belirti üç seviyede kendini gösteriyor
Frank çizgisinin üç derecesi olduğunu belirten Prof. Dr. Mustafa Hakan Dinçkal, şu ifadeleri kullandı: "Basit kırışıklıktan, derin katlantıya veya geniş bir yarık şekline kadar değişen dereceleri mevcuttur. Yaş arttıkça bunlar da artıyor. Aynı kök nedene bağlı olarak kulak memesindeki damarlarda inflamasyonla birlikte koroner arterdeki inflamasyon artabilir ama bire bir neden sonuç ilişkisi maalesef yok. Bunu gördüğümüzde ‘Bu hastanın kesin koroner arter hastalığı var’ veya ‘İleri derecede koroner arter hastalığı var veya çok ciddi kalp krizi geçirebilir’ şeklinde bir ilişki söyleyemeyiz. Bu belirtiyi gördüğümüzde sadece bu hastada biraz daha dikkatli olmamız gerekir."
Kalp sağlığı için doğru yaşam tarzı şart
"Kulakta Frank işareti varsa aile hekimlerimize başvurmamız gerekir. Aile hekimimiz bunu gördüğünde ek risk faktörleri de varsa bir kardiyoloğa yönlendirebilir" diyen Prof. Dr. Dinçkal, risk faktörlerini şöyle aktardı:
"İlk dört risk faktörü kolesterol yüksekliği, sigara kullanımı, şeker hastalığının olması ve tansiyonumuzun yüksek olması. İkinci dörtlü ise yaşam tarzımızla ilişkili şeyler: Yapmamız gerekenlerden ilki Akdeniz diyeti. Öncelikle tercih etmemiz gereken gıdalar, sebze ve zeytinyağlılar, balık ve gezen tavuk, hindi, merada yetişmiş küçük ve büyükbaş hayvanların etleri gibi sağlıklı proteinler ve tam tahıllı karbonhidratlar olarak kısaca sıralayabiliriz. Ayrıca margarin, işlenmiş et, şekerli ve tatlandırıcılı meşrubatlar ve paketli gıdalardan uzak durmamız gerekir. İkincisi günlük en az 5 -7 bin adım atmak ve haftanın üç günü hafif orta seviyeli egzersiz yapmak gerekir. Üçüncüsü vücut kitle endeksimizi 25’in altında tutmamız ve dördüncü olarak uykumuzun 7-9 saat arasında olması bizim ana yaşam tarzı değişiklikleri içinde yapmamız gereken şeyleri oluşturuyor."
Vücutta kolesterolü işaret eden iki belirti
Kolesterolün kalp sağlığı üzerindeki etkisini hatırlatan Dinçkal, yüksek kolesterolü gösteren vücuttaki bazı belirtileri şöyle anlattı: "Göz kenarlarında ksantelazma dediğimiz yağ parçacıklarından oluşan beyaz lekelenmeler ya da kollarımızda yağ nodülleri olursa kolesterol yüksekliğinin belirtisi olabilir. Bunlar dışında dışardan bakarak bu kişide koroner arter hastalığı olabilir diyeceğimiz başka bir bulgu yok maalesef."
Kolesterolüne dikkat etmesi gereken riskli gruplar
"Eğer bir kişide koroner arter hastalığı başladıysa mutlaka kolesterolü düşürülmelidir. Koroner arter hastalığı ve ek risk faktörleri olmayan kişilerde belli bir seviyeye kadar kolesterol yüksekliğine ki bu genelde LDL 190 seviyesi olur; müdahale etmeyebiliyoruz" diyen Prof. Dr. Mustafa Hakan Dinçkal, "Ancak stent takıldıysa, kalp krizi geçirdiyseniz, baypas olduysanız, anjiyo oldunuz ve damarlarınızda plaklanmalar görüldüyse veya ultrason yapıldı şah damarlarınızda plaklanmalar görüldüyse artık kolesterolünüz mutlaka normal seviyenin altına düşürülmesi gerekir" diyerek sözlerini noktaladı.
