Silopi’den Cambridge’e TÜRGEV’in 66 gururu, Yıldız Öğrenci Kampı’nda buluştu

Türkiye’nin farklı şehirlerinden dünyaya uzanan başarı hikayeleriyle bilim, sanat ve gönüllülükte öne çıkan 66 genç kız, TÜRGEV’in 30. yılında Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda bir araya geldi.

İHA logosu

Kaynak

İHA

5 dk 0
Silopi’den Cambridge’e TÜRGEV’in 66 gururu, Yıldız Öğrenci Kampı’nda buluştu
Silopi’den Cambridge’e TÜRGEV’in 66 gururu, Yıldız Öğrenci Kampı’nda buluştu

Türkiye’nin farklı şehirlerinden dünyaya uzanan başarı hikayeleriyle bilim, sanat ve gönüllülükte öne çıkan 66 genç kız, TÜRGEV’in 30. yılında Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda bir araya geldi. 24-26 Ağustos’taki Yıldız Öğrenci Kampı’nda gençler kendi hikayelerini paylaştı, gelecek hedeflerini alanında yetkin isimlerle konuştu.

Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV), 30. yılında farklı eğitim programlarında yolları Vakıfla kesişen genç kızları Yıldız Öğrenci Kampı’nda buluşturdu. Yurtlardan Güzel İşler Fabrikası’na, Pusula’dan Platform Çalışmaları’na uzanan programlarda yer alan öğrenciler, üç gün boyunca birbirlerinin tecrübelerinden yararlandı, gelecek hedeflerini alanında yetkin isimlerle değerlendirdi.

Şırnak’tan İngiltere’ye aynı ufka bakıyorlar

Kampa Şırnak’ın Silopi ilçesinden katılan Mihriban Tanrıkolu’nun hikayesi, lise 10. sınıfta katıldığı bir iftar programıyla başladı. O güne kadar GİF’i tanımadığını anlatan Tanrıkolu, burada öğretmenlerle tanışmasının ardından lise hayatı boyunca merkezin çalışmalarına katıldı. 11. sınıfa geldiğinde GİF’te YKS’ye hazırlanan 12. sınıf öğrencileri için ders ve deneme programları başladığını öğrenen Tanrıkolu ve arkadaşları, programa dahil olmak istedi. Tanrıkolu, o günleri, "Normalde 12. sınıfları alıyorlardı. ’Bizi de alın, biz de girelim’ diyerek kendimizi programa dahil ettirdik" sözleriyle anlattı. İlk YKS’de sözel puan türünde Türkiye 7 bin 518’incisi olan Tanrıkolu, elde ettiği dereceyi yeterli görmeyerek sınava yeniden hazırlandı. Bir yıl daha GİF’teki çalışmalarını sürdüren Tanrıkolu, ikinci sınavında sıralamasını 6 bin 401 basamak yükselterek sözelde Türkiye 1.117’ncisi oldu. Eşit ağırlıkta ise 7 bin 600’üncü sıraya yerleşti. Bu yıl Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesinde eğitimine başlayacak Tanrıkolu, üniversiteyi iyi bir dereceyle tamamladıktan sonra hukuk alanında çalışmayı, ilerleyen yıllarda ise hakimlik veya savcılık mesleğine yönelmeyi hedeflediğini söyledi. Silopi GİF’i yalnızca ders çalıştığı bir yer olarak görmediğini belirten Tanrıkolu, merkeze ilişkin duygusunu, "Kapıdan adımımı attığımda bir ev sıcaklığı var. Evden eve geçmiş gibi oluyorum" sözleriyle ifade etti. Aynı kampta yer alan TÜRGEV mezunu Meryem Sinem Uyar Yılmazer’in akademik yolculuğu ise İstanbul’dan Almanya’ya, oradan yeniden İstanbul’a ve Cambridge’e uzandı.

Moleküler biyoloji ve genetik lisans eğitiminin ardından yüksek lisans için Almanya’ya giden Yılmazer, biyolojik bilimler alanında başladığı eğitiminde nörobiyoloji üzerine uzmanlaştı. Köln Üniversitesine bağlı bir klinik öncesi laboratuvarda Alzheimer ve Tourette sendromları üzerine yürütülen projelerde aktif rol üstlendi. İstanbul’a dönerek Medipol Üniversitesinde tıbbi fizyoloji alanında doktoraya başlayan Yılmazer, bu kez TÜRGEV Platform Çalışmaları kapsamında tıp ve sağlık bilimleri öğrencilerine mentörlük yaparak akademik tecrübelerini gençlerle paylaştı. Yılmazer, Cambridge Üniversitesinde açık bilimin teorik ve uygulamalı boyutlarına odaklanan yaz okuluna kabul edilmesinin ardından TÜRGEV’in akademik sponsorluğuyla programa katıldı. Cambridge’in kendisine bilgiden fazlasını kattığını vurgulayan Yılmazer, tanıştığı laboratuvarların doktora konusu koku çalışmalarıyla kesiştiğini, bu bağların ileride iş birliğine dönüşebileceğini ekledi. Akademik yolculuğunda birlikte ilerlemenin önemine dikkati çeken Yılmazer, "Kariyer yolu çok tatlı ve güzel bir mücadele. O yolda bizi yalnız bırakmayan çok fazla unsur var. Aile, arkadaşlar... Ben vakıfları ve sivil toplum kuruluşlarını da bu anlamda hayatımdaki önemli unsurlardan biri olarak görüyorum" diye konuştu.

Bilgilerini geleceğin meselelerine taşıyorlar

Kampın bir diğer katılımcısı Semanur Esen, üniversite eğitimi için Mardin’den Ankara’ya geldi. Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 5. sınıfta öğrenimini sürdüren Esen’in TÜRGEV’le yolu üniversiteye başladığında yurt ararken kesişti.

Esen, o dönem sadece kalacak bir yer değil, kendini keşfedebileceği bir ortam aradığını söyledi: "Benim istediğim, konaklayacağım yerden ziyade kendimi keşfedebileceğim, geliştirebileceğim, üretebileceğim güvenli bir ortamdı" Platform Çalışmaları kapsamında makale yazımı eğitimi alan Esen, hazırladığı akademik çalışmayı Ulusal Öğrenci Kongresi’nde bildiri olarak sundu. Tıp ve Sağlık Platformu Başkanlığı görevini üstlenen Esen, Pusula Başarı bursiyeri oldu ve Pusula Yetenek Yönetimi Programı kapsamında iki Erasmus projesinde yer aldı. Eczacılık eğitiminin yanında sanat ve sporda da kendini geliştiren Esen, piyano çalmayı öğrendi, kick boksta iki kuşak sahibi oldu.

Esen, üniversite yıllarında geçirdiği bu çok yönlü dönüşümü ise bir benzetmeyle özetledi: "Ben bir tırtıldım. TÜRGEV sayesinde kozamı ördüm ve kanatlarımı keşfedeceğim bir kelebeğe dönüştüm."

Uçak mühendisliğinden afet psikolojisine

Türk Hava Kurumu Üniversitesi Uçak Mühendisliği Bölümünde okuyan Rümeysa Bulut, bölümünü savunma sanayisinde çalışma hedefiyle seçti. Bulut, gelecekte bu alanda daha fazla kadın mühendisin yer almasını istediğini aktardı. Mühendislikte hedef belirleyen gençlerin yanı sıra, bilgisini doğrudan toplumsal ihtiyaca yönelten isimler de vardı.

İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Psikoloji Bölümünde burslu eğitim gören Esmanur Sağdıç ise Adıyaman’daki deprem bölgesinde öğrencilerin psikososyal iyi oluşlarını desteklemek amacıyla hazırlanan ESC30 projesinde emek verdi. Sağdıç, yaklaşık 200 öğrencinin katıldığı Afet Psikolojisi Zirvesi’nin planlama ve yürütme ekibinde de çalıştı.

Hafızlıkla okul başarısını birlikte sürdürüyorlar

Kampın katılımcıları arasında akademik hayatıyla hafızlık çalışmalarını birlikte sürdüren gençler de göze çarptı. Ayşe Eslem Demir, hafızlık çalışmalarına devam ederken YKS’de eşit ağırlık puan türünde Türkiye’nin ilk 6 bin öğrencisi arasına girdi. Afganistan’dan Türkiye’ye eğitim için gelen Parwana Mayar ise İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde işletme alanındaki yüksek lisansını alınabilecek en yüksek not ortalaması olan 4.00 ile sürdürdü.

"Her bir genç kızımız fikriyle, birikimiyle, emeğiyle ve duruşuyla bir yıldız"

TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Av. Hatice Akıncı Yılmaz, Yıldız Öğrenci Kampı’na ilişkin değerlendirmesinde Vakfın 30 yıllık eğitim anlayışına dikkati çekerek, "30 yıldır genç kızlarımızın kendilerini tanımaları, kabiliyetlerini keşfetmeleri ve milli ve manevi değerlerinden aldıkları güçle dünyayı doğru okuyabilmeleri için çalışıyoruz" dedi.

Kampın "Yıldız Öğrenci" adının taşıdığı anlama değinen Akıncı Yılmaz, şöyle devam etti:

"Bizim nazarımızda TÜRGEV çatısı altında yetişen her bir genç kızımız; fikriyle, birikimiyle, emeğiyle ve duruşuyla bir yıldız. Gökyüzüne baktığımızda yıldızların en karanlık gecelerde dahi ışıklarını kaybetmediğini görürüz. Fakat yıldızın kıymeti yalnızca parlamasında değil, bulunduğu yerde bir işaret, bir yön ve bir anlam taşımasındadır." Akıncı Yılmaz, gençlerin yetkinliklerini sorumluluk bilinciyle buluşturmalarının önemine işaret ederek, "Türkiye Yüzyılı’nı; yetkinliğini sorumlulukla, emeğini iyilikle buluşturabilen genç kızlarımızla inşa edeceğimize inanıyoruz" ifadelerini kullandı.

Kampın ikinci gününde genç kızlar, Dr. Öğr. Üyesi Saliha Selman Adıyaman, Rümeysa Kadak ve Nurdan Albamya İnce’nin katıldığı "Kendi Yolunu Çizmek" ile "Fikirden Etkiye: Gençlik, Gönüllülük ve Değişim" panellerinde bir araya geldi. Üç günlük program, 26 Ağustos’ta sona erdi.

Bu haber otomatik olarak çevrilmiştir.