Eski İçişleri Bakanı İsmail Namık Gedik’in naaşı, Adnan Menderes Anıt Mezarı’nın bulunduğu alana nakledilecek

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Eski İçişleri Bakanı Namık Gedik’i 27 Mayıs zulmünün mazlumu ve şehidi olarak rahmetle yad ettiklerini belirterek, ""Merhum İçişleri Bakanımız Namık Gedik’i, darbenin henüz ilk günlerinde…

İHA logosu

Kaynak

İHA

3 dk 2

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Eski İçişleri Bakanı Namık Gedik’i 27 Mayıs zulmünün mazlumu ve şehidi olarak rahmetle yad ettiklerini belirterek, ""Merhum İçişleri Bakanımız Namık Gedik’i, darbenin henüz ilk günlerinde kaybettik. Darbeciler onun ölümünü bir ’intihar’ olarak duyurdular. Cumhurbaşkanımızın imzasıyla merhum İçişleri Bakanımız İsmail Namık Gedik’in naaşının, Adnan Menderes Anıt Mezarı’nın bulunduğu alana nakledilerek defnedilmesi kararlaştırılmıştır" dedi. Merhum Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan, idam edilişlerinin 65’inci yılında Topkapı’daki Anıt Mezar’da düzenlenen törenle anıldı. Törene İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İstanbul Valisi Davut, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer İleri ve çok sayıda davetli katıldı. Törende konuşan Bakan Çiftçi, "Vefatlarının 65. yıl dönümünde merhum Başvekilimiz Adnan Menderes’i, Dışişleri Bakanımız Fatin Rüştü Zorlu’yu, Maliye Bakanımız Hasan Polatkan’ı ve İçişleri Bakanımız Namık Gedik’i rahmet, minnet ve şükranla anıyor; sizleri hürmet ve muhabbetle selamlıyorum. Muhterem kardeşlerim, milletlerin tarihinde bazı isimler vardır; ömürleri kendi zamanlarını aşar, bir milletin hafızasında yaşadığı acıların, verdiği mücadelenin ve uğruna bedel ödediği değerlerin sembolüne dönüşür. Merhum Başbakanımız Adnan Menderes ve onun yol arkadaşları Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan ve Namık Gedik de milletimizin inancıyla, mukaddesatıyla ve değerleriyle yaşama; kendi geleceği üzerinde söz sahibi olma iradesinin temsilcileri oldular" dedi. "Namık Gedik’i 27 Mayıs zulmünün mazlumu ve şehidi olarak rahmetle yad ediyoruz" 27 Mayıs 1960 Darbesi’nde milletin iradesinin silahların gölgesinde gasbedildiğini; milletin seçtiği Başbakan ve bakanların esir alındığını, hukukun; darbecilerin kurduğu intikam düzeninin aracına dönüştürüldüğünü ifade eden Bakan Çiftçi, "Merhum İçişleri Bakanımız Namık Gedik’i, darbenin henüz ilk günlerinde kaybettik. Darbeciler onun ölümünü bir ’intihar’ olarak duyurdular. Ancak biz, darbenin karanlık şartlarında oluşturulan bu senaryoyu kabul etmiyor; Namık Gedik’i 27 Mayıs zulmünün mazlumu ve şehidi olarak rahmetle yad ediyoruz. Ardından Yassıada’da milletimizin vicdanında hiçbir zaman karşılık bulmayan bir yargılama süreci de işletildi. Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan 16 Eylül 1961’de, Adnan Menderes ise 17 Eylül 1961’de ölümsüzlüğe yürüdüler. Darağacına gönderilen üç devlet adamıydı; fakat asıl hesaplaşma millet iradesiyleydi. Ezan-ı Muhammedi’nin yeniden asli hüviyetiyle semalarımızda yankılanması ve Anadolu insanının devlet yönetiminde söz sahibi olması, bu iradenin yükselişinin en güçlü işaretleriydi. Onlar zannettiler ki Menderes’i, Zorlu’yu, Polatkan’ı ve Gedik’i ortadan kaldırınca bu irade de ortadan kalkacak. Oysa bu aziz milletin gönlüne yerleşmiş sevgiyi darağacına çekemez, bu milletin hafızasını idam edemezsiniz. Üstad Necip Fazıl’ın, merhum Menderes’in şehadetinin ardından kaleme aldığı ’Zeybeğim’ şiirindeki o derin sızı, üzerinden on yıllar geçse de hala yüreğimizi titretiyor. Evet; Bu millet doğruldu ve; merhum Necmettin Erbakan’la, merhum Turgut Özal’la, Türkiye Yüzyılının lideri Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’la ayağa kalktı. Menderes, Polatkan, Zorlu ve Gedik ise milletimizin gönlünde her geçen yıl daha büyük bir rahmetle anılmaya, minnet ve şükranla yaşamaya devam etti" diye konuştu. "Millet, darbeci zalimleri asla unutmayacaktır" Türkiye’nin yakın tarihini, milletin kendi iradesine sahip çıkma mücadelesi olarak da okumak gerektiğini kaydeden Bakan Çiftçi, "27 Mayıs’tan 12 Mart’a, 12 Eylül’den 28 Şubat’a, 27 Nisan e-muhtırasından 15 Temmuz’a uzanan süreçte vesayet zihniyeti farklı biçimlerde karşımıza çıktı. 15 Temmuz gecesi ise Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla meydanlara çıkan aziz milletimiz, tankların karşısına dikilerek bu vesayet zincirine tarihi bir kıyamla ’dur’ dedi. O gece milletimiz, Menderes’in ’Yeter söz milletindir’ iradesini bir kez daha meydanlarda haykırdı. İşte bunun için açıkça ifade ediyoruz. Bu aziz millet, kendi bağrından çıkarak, millet uğruna bedel ödeyen milletin adamlarını unutmadığı gibi; milletimizin değerleriyle, mukaddesatıyla, iradesiyle ve tarihiyle savaşan, vesayet zihniyetini ve darbeci zalimleri de asla unutmayacaktır. Bir tarafta darbenin karanlığı, Yassıada’nın zulmü ve darağaçları; öte tarafta milletin gönlünde 65 yıldır yaşayan Menderes, Polatkan, Zorlu ve Gedik. Zaman, zalimin hükmünü aşındırmış; mazlumun hatırasını ise büyütmüştür. Çünkü zulüm, bir insanın sesini susturabilir; fakat hakikatin sesini susturmaya muktedir olamaz" dedi. "İsmail Namık Gedik’in naaşının, Adnan Menderes Anıt Mezarı’nın bulunduğu alana nakledilerek defnedilmesi kararlaştırılmıştır" Darbecilerin milletin vicdanından da tarihin hükmünden de kurtulamayacağını söyleyen Bakan Çiftçi, "Ebediyen de kurtulamayacaklar. Kurulan darağaçları; Menderes’i milletin gönlünden silemedi. Yassıada, Zorlu’nun ve Polatkan’ın hatırasını unutturamadı. 27 Mayıs’ın karanlığı, Namık Gedik’in adını hafızamızdan çıkaramadı. Aradan geçen 66 yıl göstermiştir ki; hakkın ve hakikatin hükmü bakidir. Bu vesileyle aziz milletimizle önemli bir kararı paylaşmak istiyorum. Cumhurbaşkanımızın imzasıyla merhum İçişleri Bakanımız İsmail Namık Gedik’in naaşının, Adnan Menderes Anıt Mezarı’nın bulunduğu alana nakledilerek defnedilmesi kararlaştırılmıştır. Şehitlerimizin aziz hatırasına gösterdiği bu büyük vefa dolayısıyla muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a huzurlarınızda şükranlarımı arz ediyorum" ifadelerini kullandı.

Bu haber otomatik olarak çevrilmiştir.